20051001

orda olmaması gerektiği bir şeklilde ortak bilincimize kazınmış 'şey'ler yığını: dağınıklık. ihtiyaçlarımızı karşıladığı söylenegelmiş kalabalık: şeyler. teker teker adlandırılmış hepsi, yetmemiş sıfatlandırılmış ve vazgeçilemez olmuş birden bire.
kalabalık yığınlar oluşturmuş
yormuş
adları yankılanmış - susmuş
görülmek istenilmemiş
başarılamamış
yığınlarda kaybolmak ve aralarında nefessiz kalmak: sıkışmak.
tüm bu dağınık şeyler arasında sıkışmak.
bir odaya, bir zamana ve bir kente sıkışmak - kalmak.

(olmasın.)