20070702

uzay kraliçesi

Ev çığrından çıktı. Halılar dönüyor. Çakmak almak üzere balkona çıktığımda gördüm ayı. Dolunaya yüz tutmuştu. Sabit durmuyordu. Saat beşe geliyor. Kime göre neye göre bilinmez. Ama kafam yine fena ağrıyor. Gün boyunca duyduğu tüm seslerden aşınmış zavallı kulaklarım ve tüm bu sesleri neden nasıl bilinmez içine hapseden bayan beyin. Uyumadan başlayacak yeniden fısıldamaya kulaklarıma: “geçenlerde gördüm,” “çok acayip şeyler oluyor olm!”, “ben ona demiştim”, “ne yani?, “siktir lan”, “salıya kadar vaktim var.”, “ne?”. Biliyorum. Eminim. Yıllardır olan bu. Kaçışı var ama imkansız mı ne şu sıralar. Ev çığrından çıktı. Lavaboda bir denizkızı yüzüyor. Ben çığrımdan çıktım. Yüzüm çiçek bahçesi. Vantilatörün üzerine asılı Easy Star havlusu: sarı – kırmızı – yeşil. İşte galaksiler arası otostobumda bana en çok gereken eşya. Havlum. Ev çığrından çıktı. Mutfakta tabaklar gülüyor. Günler çok hızlı geçiyor. Üzerimde tanımadığım yanık izleri. İsyanlarda buluyorum kendimi bazen. Hayır’ları ardı ardına sıralarken. Öyle değil böyle derken. Deli miyim neyim kime ne anlatırken. Ev çığrından çıktı. Pencereler şarkı söylüyor. Mutluyum mutluyum mutluyum. Sokaklarda oynamaktan üstüm başım kirlendi. Kafamı gözümü yardım. Mutluyum mutluyum mutluyum. Canım rasta. Rastlantılar tanrısı. Yorgunsun oynamaktan. Yine de durmuyorsun. Ev çığrından çıktı. Bardakların hepsi kayıp. Bu kentte deniz var. Kahkaha atmaktan karnımda ağrılar: boşuna değil, hiçbiri.