20091212

I. elime bir mektup tutuşturup “ben gidene dek bunu okuma” diyor. Dershaneden çıkmışız. Son ders kimya ve hocanın mol deyişi hâlâ kulaklarımda çınlıyor: adam bir gün mol derken ölecek diye hepimizin ödü kopuyor. Bir süre sonra I. ile ayrı yollara yürüyoruz. Minibüse binip kulaklıklarımı takıyorum. Kapağı kırık walkmanimde geçenlerde Ordu Pazarı’ndan arakladığım Jamiroquai albümü dönüyor. Camdan dışarıyı izliyorum. Yolun hepsini ezbere biliyorum, yıllardır neredeyse her gün geçtiğim yol burası. Yine de izlemeye devam ediyorum. Bizim durakta inip sokağı iniyorum. Ve işte karşımda deniz. Apartmana girip üç katı hızla çıkıyorum. Odama girip çantamı bir kenara fırlatıyorum. I.’nın verdiği mektupta bunu okuduktan sonra dilersem bir daha onunla konuşmayabileceğim yazılı. Bir solukta bu kısa mektubu okuyorum ama hiçbir anlam veremiyorum. Yani niçin onunla konuşmayabileceğimi yazdığını. Birkaç saat sonra telefonda konuşup dışarı çıkmak için sözleşiyoruz ve hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam ediyoruz.