20070331

müziğin varlığını birçok şeylerin yokluğuna yeğliyorum, evet.
mesela insan mı müzik mi deseler kesinlikle tercih edeceğim şey müzik olacaktır. müzik, insanlar gibi dinleyenini yormaz, yoracak gibi olursa, dinleyici bir diğer parçaya geçme hakkına sahiptir. yani müzik dinlemek pasif bir eylem gibi gözükse de aslında dinleyici müzik üzerinde egemendir.
müzik "kalk gidiyoruz" dediğimde benimle gelir; istemediğim bir yerde istemediğim birileriysem içimde çalabilir; beni yerlerde sürükleyip oramı buramı kanatabildiği gibi göklere fırlatabilir; müzik kendi anılarını oluşturma konusunda da son derece yeteneklidir. bu sayede müzik günlük gibi de kullanılabilir: şu parçaya burası, bu parçaya bu adam, bu parçaya şu yaz.
işin tuhaf yanlarından biri, kendilerine tercih ettiğim müzik, bir insan icadı-ya da taklididir. beni yorup kendime kapatan insan evladının bunca mükemmel ve yokluğuna katlanamadığım bir şeyi üretmiş-üretiyor oluşu da ayrı bir şaşkınlık konusudur. bu bağlamda, müzik yapan insanların iyi insanlar olduğunu düşünebiliriz belki, ama istisnalar da çıkacaktır, ve o kadar sallantılı ki herşey bu sıralar, istisnalar artık kaideyi bozacaktır.
o zaman yine ve yine: müzik bildiğim tek dildir.
o zaman yine ve yine: uç uç zaman!