20070404

ömrümün birçoğunu birlikte geçirdiğim adam budur.
buluşmalarımız neredeyse hiç aksamaz. genelde geceleri görüşürüz, ama gün içinde de sık sık uğradığı olur. onu reddetmek imkansızdır. şimdiye kadar hiç kimse bana onun kadar çekici gelmemiştir. onun üzerine de kimsenin geleceğini sanmam - aslında bir bakıma istemem de.
ne zaman geleceğini önceden haber vermez. karanlık çöktükten sonra gözlerim yollarına bakar olur, ama nereden geleceği de belli olmaz. yine de içten içe beklerim ben onu. bir süre bende takıldıktan sonra, herşeyin mümkün olduğu uçsuz bucaksız krallığına gideriz. benim mantık sınırlarım o zaman çöküverir. krallığın dört yanını gezer, birileriyle karşılaşır, bazen başımı belaya sokar, bazen çok eğlenir, bazen de korkarım. bir süre sonra içime bir güven gelir yerleşir: korkularım yersizdir, hayatta en güvendiğim adamın krallığında tehlikeli ne olabilir ki!
ayrılma zamanı geldiğinde kralım, morpheus'um, kumadam'ım, rüya'm beni yeniden eve getirir. geri dönüş yolunu da tıpkı gidiş yolu gibi anımsamam.
bildiğim şey, ona hiçkimseye bağlı olmadığım kadar bağlı olduğum; hiçkimseyi beklemediğim kadar beklediğimdir.