20040325

the page can not be displayed.

ne zaman hastalansam gölcük'ten bana şemsiye çikolata almanı isterdim dedim. ya evet dedi. öğlesonu güneşi vurmuş renkleri yeşil, mavi ve sarıydı. üzerinde şemsiyem yazıyordu galiba. yanında ise artık ambalajının rengi iyice açılmış mabel'ler. ne alakaysa dedim, gripken şemsiye çikolata istemem.sonuçta tadını alamıyordum. elinde kırmızılar ve yeşillerle kadın, kasanın ardında güldü, içinde çocukluk anıları ve kocaman kız tanımları geçen bir cümle kurdu ama dinlemedim, o sırada çikolata bittikten sonra şemsiyenin sap kısmına kağıt yapıştırarak bebeklerime şemsiye yaptığımı düşünüyordum; sanırım sesli düşündüm. mabel'lerin rengi solmuş diye üzüldüm, bursa otogarında kestane şekeri satan yerde, kasanın yanında dururdu mabel'ler; ambalajı da öyle soluk filan da değildi; tek garipliği ambalajdaki kadın resminde tam olarak nerede olduğunu anımsayamadığım, baskı hatasından kaynaklanan renk sorunuydu.
bursa otogarında parayla çalışan masaj aletleri vardı.