20061118

dışarı çıkamama sorunsalı ve gevende


sonunda durup kafamı kaldırmayı başardım.
bir de baktım ki güneş çıkmış; "peki ya ben neden çıkmıyorum?" dedim. bu soruyu neredeyse her gün kendime sorar oldum.

yaklaşık 2 aydır, yani eskişehir'e geldiğimden beri evdeyim. gündüzlerim okul-ev-market arası gecelerim de ev-dvdci-tekel arasında geçiyor. bazen de ev-n.'nin evi arasında. hatta n.'nin evine gidince bir süre de orda kalakalıyorum, bir-iki gün sonra kendi evime gelebiliyorum, sanki en fazla 20 dakika sürecek yürüyüş mesafesi meseleymiş gibi... sanki her gün 4km gidiş 4 km dönüş yürüyen ben değildim. ama o yürüyüşte beni durduracak makinalar yoktu: birden karşıma çıkan kırmızı dur adam, yeşil geç adam yoktu. geçmesini beklediğim arabalar, "geliyor mu" diye kontrol ettiğim bir tramvay, yürümeye devam etmek için geçidin açılmasını beklediğim bir ileri, bir geri giden, dakikalarca geçmek bilmeyen trenler de yoktu. hayatımı makinaların yönetmesinden hiç hoşlanmıyorum; hele yürüyüşümü hiç!
işte belki sırf bu yüzden, yani makinalara hayatımı teslim etmeyi en aza indirgemek için ya da kendine bahaneler uyduran ve bunlara inanan bir asosyal olduğumdan evdeyim, bilemiyorum. bundan bazen şikayetçi olsam da aslında evde zaman geçirmekten de son derece memnunum.

aslında bu söylediklerimin hepsi kendine takıcak birşeyler arayan bu budala'nın yeni gündemi.

bu sabah kendime hedef olarak uzakta konuşlanmış bir market seçtim. dışarı çıkacaksam kendime bir hedef seçmem gerekiyor sonuçta, yürüyüp yürüyüp eve geri dönememek gibi bir takıntım var. illa birşey yapmam gerekiyor.
en son şehrin başka bir ucundaki -bir ucundan diğer ucuna yarım saatte yürünebilen bir şehir burası- bir büfeden gazeteleri alıp eve döndüm.

radikal'in cumartesi ekinde gevende çımış. uzun zamandır yüzlerini göremediğim gevende'yi gazetede görmek beni çok neşelendirdi. meğerse albüm çıkmış. 6 yıl öncesine gittim resmi görünce, 6 yıl gözümün önünden hızla geçti, no data, sunthing, evimiz, arkabahçe, hayal kahvesi, ekin, gevende'nin anaokulundan bozma evi, duska. sonra karşı daire, uyku uyku uyku, sanat derneği, plopic'le bitmez alkol geceleri, elf, gevende'nin kiraz ağaçlı evi. sonra tek başıma başladığım ve hala sürdürdüğüm sonsuz keyif.

kendilerini hem beni cumartesi cumartesi anılar geçidine soktukları, hem de henüz edinmediğim yeni albümleri için tebrik ediyorum.

en kısa zamanda görüşmek üzere diyorum.

ayrıca gevende, bu yaz sonu çıktığı uzun yolunu bir blogla anlatmış. buyrun: çatıdaki gevende