20070214

"düşündüm de , daha doğrusu aniden üşüştü bu cümle içime 'iyi ki geceler var'. geceler olmasa insan kendiyle kalabilmek için daha fazla çaba harcamak zorunda olacaktı. bütün gündüzünü zaten bir şekilde başkalarına adayan kişiye sadece geceler kalıyor. dışarısı ne kadar karanlık olsa da içeriye aydınlık doğabiliyor.
bir de şunu fark ettim aslında insan sadece kendisi. ama bu böyle değilmiş gibi davranıyor. biraz da doğasından kaynaklanıyor bu. ama başkaları için kaygılanmak yerine vaktini daha hayırlı işler yaparak geçirebilir o. yine de bunu yapmıyor, olmamış şeylere üzülüp olacağını umduğu şeyler için sevinip duruyor. bundan böyle ben daha bir benim için ben'im." mayıs 2005

bugün, tepedeki raftan birşeyler almak için uzandığımda kafama eski defterlerimden biri düştü. ben de zaten kayırmaya yer arayan bir insan olarak oturdum, epey bir kısmını okudum. bu yazıyı yazıp böylesine bir karar alamamın üzerinden 1 sene 9 ay geçmiş. büyük ihtimalle bu kararı ilk bir iki hafta çok yoğun bir şekilde uygulayıp daha sonra bir şekilde uyuşarak eski modele dönüş yaşadım.
işte şimdilerde, yine aynı düşünceler içersindeyim.
aynı defterde birkaç sayfa öncesinde şöyle bir cümle var:
"bundan sonra rüzgar nerden eserse oraya"
altında da başka renk bir kalemle, büyük bir ihtimalle o esen rüzgardan fena halde üşütmüş ya da havalandıktan kısa bir süre sonra düşüp bir yerlerimi kanatmış olmalıyım ki "paraşüt gerekebilir" yazmışım.
sanırım sorunum bir karar aldım mı anında her türlü uyguluyor oluşumdan kaynaklanıyor, birşey olucaksa sonuna kadar, dibine kadar olmalı tavrı pek de mantıklı değil aslında.
ama şu sıralar, hayatıma yeni bir şekil vermenin zamanının geldiğini kabul ediyorum. zaten bunu kabul etsem de etmesem de en azından biten bir okulla yeni bir dönemin başladığı açık.
şimdiye dek kaşlarımı çatıp alnımı kırıştırarak takındığım kaygı pozlarından, kendi kendime girdiğim panik anlarından birşey çıkmayacak, anlaşıldı.
yeniliklerden ne zaman bu kadar korkar oldum, ne zaman böyle bir olumsuzluklar kraliçesine dönüştüm?

yeniliklere olan inancımın yeniden filizlenmesini müjdesidir işte bu nokta.

bakalım, bu sefer ne ağacı çıkacak?