20090715

h.

H. bahçe hortumuyla yıkanırken bir yandan Balzac’tan bahsediyor. Ardından elinde tıraş bıçağıyla arada duvardaki yamuk aynaya bakarak kafasını tıraş ederken “işte” diyor, “şu gördüğünüz yeri birkaç sene önce ben yapmıştım.” Gösterdiği yer hemen karşımızda kalan taşlı yol. Bunu yapmak için yaklaşık on posta sahile yürüdüğünü, oradan taşları toplayıp çantasına koyup geri geldiğini anlatıyor. Sahil de o kadar yakın filan değil. O yaz sıcağında patikadan sahile yürüyüp taş toplamak sonra da çantaya yükleyip yolu geri dönmek hiç kolay bir iş değil. Yol yapmış olmak H. için bir süreliğine de olsa kalıcı bir şey yapmış olmak demek. Buzdolabını açıp üç bira çıkarıyorum. H.’nin yoluna oturuyoruz. Burası bulunduğumuz yerin en gölgeli bölgesi. Yanımızda bir hamak. Tepemizdeki ağaçta yaptığım kağıttan gemiler sallanıyor. Bu sırada H. çoktan yemek yapmaktan bahsetmeye koyulmuş bile. Birlikte ekmek yapmaya gidene dek orada gölgede H.’nin yolunda oturuyoruz.